29 Mayıs 2013 Çarşamba

-Ara geçiş-

Kendi kendime ilk ne zaman konuşmaya başladım tam olarak hatırlamıyorum zannedersem böyle bir şeyi hatırlama ihtiyacı da duyulmaz pek. Fakat kurduğum hayaller ve konuşturduğum, daha doğrusu garip sesler çıkararak anlamsız birşeyler gevelettiğim, farazi karakterlerin zannedersem (yine zannettim. hep zannederim zaten. Şu an Ortaköydeyim mesela fakat az önce babam arayıp neredesin diye sorduğunda Balçova da olduğumu zannedip Balçova' dayım dedim) 3 yaşımdayken beynime girdiklerini ve hala beni yalnız bırakmadıklarını biliyorum. Kimi zaman Kafka' nın zehrini kustuğu sırtlan sıfatlı yardımcıları gibi dişlerimi çatlatırcasına sıkıp damarlarımı gererek can çekiştirdiğim; kimi zaman da oyuncak peşinden ağlayan çocuk gibi eteklerine sarıldığım, garip, cinsleri, kimlikleri hatta varoluşları bile belli olmayan bu kararsızlığımı tetikleyen karakterler. Hayır suçlu değiller kesinlikle. İşte. kendi kendime konuşmaya başladım yine.

Keder üstüne mi konuşsam acaba? "Benim gibi bir münzevi" demiş bir şair ben de "benim gibi hayal dünyasından kurtulamayan" gibi birşeyler mi desem. yakışık alır mı? Yarattığıdünyadagerçekleşmeyeceğinibildiğiheveslerinpeşindengidercesine söyleyeyim hatta bunu (sağolasın oğuz atay iyiki de öğrettin böyle yazmayı). Yani bir anlamda tükenmeye azala azala yaklaşmak. "Ben neden böyleyim, Hayat neden böyle..." gibi gereksiz soruları sormakla olacak gibi değil artık. Bunları sora sora o hevesler gerçekleşmez oldu sanki.

Her gün hiçbir şey yapmadan, evin içinde bilgisayarın başında ağır gelen zamana biraz daha yük bindiriyorum. Arada "gitmek" , "bir amaç edinmek" diyorum; ayağa kalkmadan havada kaybolup gidiyor bu sözcüklerde. Benim dışımda, benim hayatım hakkında bana o kadar çok öneride bulunuyorlarki aklımı toparlayıp hangisinin beni mutlu edeceğine karar veremiyorum. Sonra aynı anda bir kaç tavşanın peşinden koşan tazı gibi hiç birini elde edemiyorum.

Cesur olmak önemli. Deli cesareti hatta. Sırtına bir çanta bile almadan bilmediğin soğuk bir ülkenin bir tren garında uyumak. Bunlar içinde geç kaldım. Bu bile bir amaç istiyor baksana(Bu cümlenin başına "Ahh Tanrım" yazsam ne afilli olurdu değil mi). Olacak gibi değil. Günah ve erdem köprüsünde değilim artık iki ucu arasında gelip gitmiyorum duyguların. Arada bir sapak vardı oraya girdim ve kayboldum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder