Kendi kendime ilk ne zaman konuşmaya başladım tam olarak hatırlamıyorum
zannedersem böyle bir şeyi hatırlama ihtiyacı da duyulmaz pek. Fakat
kurduğum hayaller ve konuşturduğum, daha doğrusu garip sesler çıkararak
anlamsız birşeyler gevelettiğim, farazi karakterlerin zannedersem (yine
zannettim. hep zannederim zaten. Şu an Ortaköydeyim mesela fakat az önce
babam arayıp neredesin diye sorduğunda Balçova da olduğumu zannedip
Balçova' dayım dedim) 3 yaşımdayken beynime girdiklerini ve hala beni
yalnız bırakmadıklarını biliyorum. Kimi zaman Kafka' nın zehrini kustuğu
sırtlan sıfatlı yardımcıları gibi dişlerimi çatlatırcasına sıkıp
damarlarımı gererek can çekiştirdiğim; kimi zaman da oyuncak peşinden
ağlayan çocuk gibi eteklerine sarıldığım, garip, cinsleri, kimlikleri
hatta varoluşları bile belli olmayan bu kararsızlığımı tetikleyen
karakterler. Hayır suçlu değiller kesinlikle. İşte. kendi kendime
konuşmaya başladım yine.
Keder üstüne mi konuşsam acaba? "Benim
gibi bir münzevi" demiş bir şair ben de "benim gibi hayal dünyasından
kurtulamayan" gibi birşeyler mi desem. yakışık alır mı?
Yarattığıdünyadagerçekleşmeyeceğinibildiğiheveslerinpeşindengidercesine
söyleyeyim hatta bunu (sağolasın oğuz atay iyiki de öğrettin böyle
yazmayı). Yani bir anlamda tükenmeye azala azala yaklaşmak. "Ben neden
böyleyim, Hayat neden böyle..." gibi gereksiz soruları sormakla olacak
gibi değil artık. Bunları sora sora o hevesler gerçekleşmez oldu sanki.
Her
gün hiçbir şey yapmadan, evin içinde bilgisayarın başında ağır gelen
zamana biraz daha yük bindiriyorum. Arada "gitmek" , "bir amaç edinmek"
diyorum; ayağa kalkmadan havada kaybolup gidiyor bu sözcüklerde. Benim
dışımda, benim hayatım hakkında bana o kadar çok öneride bulunuyorlarki
aklımı toparlayıp hangisinin beni mutlu edeceğine karar veremiyorum.
Sonra aynı anda bir kaç tavşanın peşinden koşan tazı gibi hiç birini
elde edemiyorum.
Cesur olmak önemli. Deli cesareti hatta.
Sırtına bir çanta bile almadan bilmediğin soğuk bir ülkenin bir tren
garında uyumak. Bunlar içinde geç kaldım. Bu bile bir amaç istiyor
baksana(Bu cümlenin başına "Ahh Tanrım" yazsam ne afilli olurdu değil
mi). Olacak gibi değil. Günah ve erdem köprüsünde değilim artık iki ucu
arasında gelip gitmiyorum duyguların. Arada bir sapak vardı oraya girdim
ve kayboldum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder