Hasta olup öldü. Hepsi bu.
Gömüldü. Sonra çürüdü toprak oldu.
Bu kadar kolay olabilseydi keşke cümlelerim.
O kadar küs,
O kadar öfkeli olmaya ne gerek vardı.
Biz aşağıladık, siz affedin,
Bağışlayın bizi...
Uzun yolun sonunda bir ufuk çizgisi...
Sisler çoğalıyor, çiğ damlaları ıslatıyor ellerimi...
Dokunuyorum yeni güne,
Yeni gün işliyor içime,
Başımızdan geçenlere
Lanet olsun gülenlere...
Hasta oldu ama ölemedi bir türlü.
Sonunda mahvetti kendini.
Çok kez şahit oldum
Ölmek için tuttu nefesini.
Sarstım onu;
"Yine ölünmüyor" dedi.
Sigaramı yakarken
"Çişini tut" dedim.
İdrar torbası şişti
Sidik koktu yatağı
Utancından ağladı.
Bir mevsimi devirdi.
Aldı bir dilim karpuz yedi.
Oldu işte sonunda
Ve o karpuzun çekirdeği
Saplandı organına
Apandistten zehirlendi..
Öldü, gömdük toprağa,
Gübre attım sonra,
Mezarına karpuz ektim.
Bostan oldu kocaman
Giderim su veririm,
Karpuzunu ben yerim...
Basit bir hayatın
Anlamsız hikayesi
Ben burdan yola çıksam
Dağ gibi bostan sıçsam...
Gelin yiyin keçibokumu!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder